1. Giriş
Teknoloji geliştirme bölgelerinde faaliyet gösteren şirketler için 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununun sağladığı kurumlar vergisi istisnası, Ar-Ge ekosisteminin en önemli teşvik araçlarından biridir. Ancak uygulamada, Ar-Ge faaliyetleriyle dolaylı ilişkisi bulunan bazı gelir ve destek unsurlarının istisna kapsamına girip girmediği konusunda tereddütler yaşanmaktadır.
Bu kapsamda özellikle Türkiye Bilişim Sektörünün Uluslararasılaşması ve E-Turquality (Bilişim Yıldızları) Programı çerçevesinde sağlanan reklam ve komisyon desteklerinin, teknokent kazanç istisnası kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği önemli bir tartışma konusu hâline gelmiştir.
Yakın tarihli bir özelge ise, bu soruya net bir cevap vermektedir.
2. Teknokent Kazanç İstisnasının Hukuki Çerçevesi
4691 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca, teknoloji geliştirme bölgelerinde faaliyet gösteren gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, münhasıran bu bölgede yürütülen yazılım, tasarım ve Ar-Ge faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar gelir ve kurumlar vergisinden istisnadır.
Bu düzenlemenin temel unsurları şunlardır:
3. E-Turquality Programının Niteliği
20.04.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Karar kapsamında yürürlüğe giren E-Turquality Programı; bilişim sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin yurt dışına açılımını, markalaşmasını ve pazarlama faaliyetlerini desteklemeyi amaçlamaktadır.
Program kapsamında:
öngörülmektedir.
Bu desteklerin ortak özelliği, Ar-Ge faaliyetinin finansmanına değil; üretilen ürün veya hizmetin uluslararası pazarda tanıtımına ve satış organizasyonuna yönelik olmasıdır.
4. Özelgenin Değerlendirmesi
İncelenen özelgede, teknoloji geliştirme bölgesinde yazılım faaliyeti yürüten bir şirketin, E-Turquality Programı kapsamında aldığı reklam ve komisyon desteklerinin teknokent istisnası kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususu ele alınmıştır.
Özelgede varılan sonuç nettir:
Söz konusu destekler, doğrudan Ar-Ge ve tasarım projelerinin desteklenmesine yönelik hibe mahiyetinde değildir. Bu nedenle 4691 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi kapsamında kurumlar vergisi istisnasına konu edilmesi mümkün değildir.
Bu yaklaşımda belirleyici olan husus, desteğin kaynağı değil; desteğin hangi faaliyete yönelik olduğudur.
Devlet tarafından sağlanmış olması, tek başına istisna uygulaması için yeterli görülmemektedir.
5. Teknokent Geliri ile Ticarileştirme Geliri Arasındaki Ayrım
Özelge, uygulamada sıklıkla karıştırılan önemli bir ayrımı ortaya koymaktadır:
hukuki ve vergisel açıdan farklı süreçlerdir.
Teknokent kazanç istisnası, ilk sürece yöneliktir.
E-Turquality desteği ise ikinci süreci hedeflemektedir.
Bu nedenle destek tutarlarının, teknokent kazancı olarak değerlendirilmesi mümkün görülmemektedir.
Kanaatimizce bu yaklaşım, istisnanın amacına da uygundur. Zira düzenlemenin temel hedefi, bilgi üretimini ve teknolojik gelişmeyi teşvik etmektir. Pazarlama ve markalaşma faaliyetleri ise ticari organizasyonun doğal uzantısıdır.
6. Uygulamada Olası Vergi Riskleri
Teknoloji geliştirme bölgelerinde faaliyet gösteren şirketler bakımından aşağıdaki hususlara özellikle dikkat edilmesi gerekmektedir:
İstisna kapsamında olmayan destek ve gelir unsurlarının istisna kapsamında değerlendirilmesi, ileriki dönemlerde vergi tarhiyatı ve cezai riskler doğuracaktır.
7. Sonuç
E-Turquality Programı kapsamında sağlanan reklam ve komisyon destekleri, Ar-Ge faaliyetinin doğrudan finansmanına yönelik olmadığından; 4691 sayılı Kanunun sağladığı teknokent kazanç istisnası kapsamında değerlendirilmemektedir.
Bu özelge, Ar-Ge teşvik sistemi ile ticarileştirme destekleri arasındaki sınırın netleştirilmesi bakımından önem taşımaktadır.
Vergisel açıdan temel ilke şudur:
- Teşvikin varlığı değil, teşvikin hangi faaliyete yönelik olduğu belirleyicidir.
Bu ayrımın doğru yapılması; hem mevzuata uyum hem de sürdürülebilir vergi planlaması açısından kritik öneme sahiptir.
Güven AYYILDIZ
Ar-Ge ve Teknokent SMMM Ltd.Şti.